Günümüzde dahi Astrolojinin yeri belirgin değildir. Astroloji Nedir? Bir bilimsel çalışma biçimi midir, yoksa bir dine bir felsefeye mi yakındır? Eskilerin değimi ile ‘’Astroloji astronominin huysuz kız kardeşidir.‘’ Astrolojinin çoğu bilim insanının bugün kullandığı anlamı ile bir bilim dalı olarak görülmediği bilinen bir gerçektir. Bilim kelimesinin orijinal anlamına Scientia= (Bilgi) bakacak olursak, astroloji içinde böyle bir tanım yapılabilir:

 Astroloji kelimesi Yunanca Astron = Yıldız ve Logos = Bilim, bilgi, bilmek, kelam, kutsal sözcük kelimelerinin birleşiminden doğmuştur ve ‘’ Yıldız Bilgisi ‘’ demektir. Bilgiye susamış herhangi bir kadın ya da erkek, herhangi bir insanın eylemlerini, tepkilerini ve bu eylem ve tepkiler sırasındaki duygu ve düşüncelerini kendi dışlarındaki evren ile ilişkilendirmeleri ve bunu yaparken de hayat tecrübeleri ile bağlantı kurmaları kaçınılmazdır. İşte Astroloji insana; Güneş, Ay, gezegenler ve diğer gökcisimleri ile Dünya’daki yaşantımız arasında bağlantı kurarak gökyüzünde olanlar ile yaşadıklarımız arasındaki ilişkiyi anlatan bir yol ve gökyüzünden içimize yapılan bir yolculuktur aslında.

Tarih boyunca baktığımızda astrologlar hem astronom yani  ‘’Gökbilimci’’ hem de astrologdur. Astroloji ve astronomi birbirinden ayrılmaz, kol kola ilerleyen bilgiler olarak tarih boyunca kabul görmüşlerdir. Astroloji; astronomiyi kullanarak gözlemlenebilir ve ölçülebilir olguları barındırır. Bilimin tanımı, ‘’sistemleştirilmiş gözlem ve deneyi içeren bilgi dalı’’ olarak kabul edilmiştir. Ve bu tanım tam olarak astrolojiyi tanımlamaktadır. Günümüze gelindiğinde astronomların hemen hemen neredeyse bütününün astrolojiyi yadsıdığı, dışladığı ama bir taraftan da merak içinde olduklarını görüyoruz.

Modern bir astroloğun söylediği hiçbir şey onun kendisi tarafından icat edilmiş bir şey değildir. İster 1400 yıl önce yaşamış olan Babil’li astrologun söylediği, isterse 20.yüzyılda yaşayan İngiliz bir astroloğun söyledikleri olsun astroloji dikkate değer gözlemlerin ve deneyimlerin sonucudur. Modern bir astrolog bir konu hakkında yeni bir açıklama ile gündeme geliyorsa, bu açıklaması da kesinlikle uzun süreli gözlemlere ve analizlere dayanmak zorundadır.

Bu durum ‘’yaralı şifacı’’ olarak bilinen Şiron’ un  (Chiron) (bulunuşu 1 Kasım 1977) 30 yıl boyunca astrolojik etkisini inceleyen çalışmalarda da anlaşılmıştır. Şiron’ un acı çeken insanlar üzerinde özel bir etkisinin olduğu, aynı zamanda kişini acı çekerken kendi gücünü o konuda acı çeken diğer insanlara yardım için kullanabileceği gözlemlenmiştir. Astrolojide yapılan gözlemlere ve deneyimlere dayanan kanıtlar, genellemeler kimileri tarafından inandırıcı gelmeyebilir. Ancak yeteri kadar ayrıntılı incelendiğinde bu gözlem ve deneyimlere dayanan bilgilerin doğruluğu anlaşılabilir. Astroloji yine de yoruma dayalı olması nedeni ile dünya üzerinde kesinlikler duymak isteyen kişiler tarafından kabul görmemeye devam etmektedir.

Astroloji; doğum haritalarımız ile bizi bize anlatan kadim bir bilgidir. Astroloji, doğduğumuz anda gökyüzünün dünyadan görünümünü gösteren doğum haritalarımız ile kendimizi keşfetme yolculuğumuzda, bize büyük mesafeler kat ettiren önemli bir yoldur. Astroloji kader değildir, fal ya da kehanet hiç değildir. Astroloji temeli matematiksel hesaplamalara dayanan bir zaman bilimidir. İnsan yaşamındaki dönemleri, önemli yaşam dönemeçlerimizi anlatır. Haritalarımızdaki potansiyel fırsat alanlarını, şanslı olabileceğimiz zamanları ya da bizi kısıtlayacak, zorlayacak zamanlar hakkında bize bilgi verir, uyarır. Astroloji, içinde bulunduğumuz zamanın kalitesine değinerek zorlu dönemleri, gezegensel enerjilerin bizleri zorlayan ya da rahat akacağı, potansiyel fırsat zamanlarını ve alanlarını bildirerek, hayat içinde tavır almamamıza yardımcı olur. Bunun dışında özgür iradeyi kullanarak seçimler yapmak kişiye aittir ve HAYAT SEÇİMLERDEN İBARETTİR.

ASTROLOJİYE BAŞLARKEN ŞU TEMEL 7 İLKEYİ DİKKATE ALMALI VE BUNLAR GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURULARAK ASTROLOJİ ÖĞRENMELİ VE YORUMLAR BUNA GÖRE YAPILMALIDIR.

Astrolojinin iskeletini üzerine kurmamız gereken bu 7 ilke Steven Forrest‘ in ‘’İçinizdeki Gökyüzü’’ kitabından alıntıdır. Bu ilkelerden sapmalar bizi astrolojinin bir parçası olmak yerine, kötü bir karmanın parçası yapacaktır. Şimdi bu ilkelere göz atalım:

  1. Astrolojik semboller nötrdür yani tarafsızdır. İyi semboller, kötü semboller yoktur.
  2. Kişiler doğum haritalarını ifade etmekten kendileri sorumludurlar.
  3. Hiçbir astrolog sadece doğum haritasına bakarak bir insanın bu haritaya vereceği tepkiyi tahmin edemez.
  4. Doğum haritası bir insanın gelişimine doğru izleyeceği en mutlu, en doyumlu ve ruhsal olarak en yaratıcı olabilecek yolun bir plan taslağıdır.
  5. Doğum haritası tarafından sembolize edilen ideal büyüme modelinden her türlü sapma değişken, düzensiz bir durumdur. Ve genellikle boşluk, endişe, kuruntu ve gayesizlik duygusu içerir.
  6. Astroloji için kesin olan iki şey vardır: Yaşamın azımsanamaz gizemi ve her insanın bu gizeme bakış açısının kendine özgü oluşudur.
  7. Astroloji herhangi bir felsefi ve ya dini görüşle birleştirildiği zaman zarar görür. Bu sistemde kişinin kendisinin farkına varmasına yoğunlaşılması dışında hiçbir şeyin önemi yoktur.

Bu yedi ilkeden her biri temel ilkedir. Birisinin çıkartılması ya da uygulanmaması durumunda bütün astrolojik sitem falcılık felaketine uğrayacaktır. İnsan özgür bir varlıktır. Göksel güçler ve insan iradesi açık ve eş zamanlı olarak görevdeş bir biçimde birlikte çalışırlar.  O nedenle de bu beraberliğin ne şekilde biçimleneceği önceden görülemez.

 Astrolojik semboller isim değil fiildirler. Yani ben bir Oğlak’ım değil ben Oğlaklıyorum dememiz gereklidir. ‘’Büyüme, Gelişim, Değişim’’ işte bu astrolojinin kalbi ve özetidir. Kadercilik, kehanette bulunmak falcıların işidir.